>

Neden Türk Lirası Değer Kaybediyor? Bu Değer Kaybını Durdurmak İçin Ne Yapmak Gerekiyor?


Karafil.com olarak her ne kadar siyasi makalelerin dışında kalsak da, ülkede son zamanlarda en büyük sorun haline gelen döviz krizi ve devaluasyon bizim de canımızı sıkmaya başladı. Ne kadar haddimize olmasa da kendi fikirlerimiz ve araştırmalarımıza göre ülkeyi kurtaracak birkaç basit tavsiye reformu sizlerle paylaşmak istedik.

Başta şunu bir kafamızda bir yere yazalım; Evet, Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği gibi büyük dünya güçlerinin hedefinde. Her zamanda hedefteydik. Bundan sonra da olacağız. Ama mesele şu; sadece hedefte olan biz değiliz, bir çok ülke şu an birbirlerini ezip bir yerlere gelmeye çalışıyor. Basit düşünürsek, dünya büyük bir pasta ve herkes bu pastadan pay almak istiyor.

Ee ne yapacağız yani? Hedefteyiz diye sağa sola bağırmak bir işe yarıyor mu? Küba, Venezuela, Suriye, Rusya, Brezilya, Iran, İran, Kuzey/Güney Kore, bunlar da hedefte değil mi? ABD’ye göre asıl hedefte olan onlar. Ama ortada bir gerçek varsa oda herkes büyük bir satranç oyunun ortasında. Bize de kalkıp akıllı hamleler yapmak kalıyor. Türke pes etmek yakışır mı hiç? 😀 Demezler mi sonra: “Ağlayacaksanız oynamayalım :D”, diye. Neyse baya uzun bir giriş oldu, kafalardaki şu hedefteyiz meselesine birazcık da olsa bir açıklama getirdiysek ne mutlu bize. Şimdi yapılması gereken reformlara geçelim…

Sihir yapamıyoruz, malesef. O yüzden gerçekçi olacağız.

Ortada bir sorun var ve herkes sorunun farkında. Dünyada “Sorunları Çözme Teorisi” başlıklı bir çok kitap ve akademik araştırma var. Hepsinin amacı en doğru ve efektif bir şekilde her türlü problemin (problem olarak bahsedilen; ödev, sorun, matematiksel problem, psikolojik problem, siyasi ve sosyo-ekonomik problem, kısaca her türden problem) çözümüne ulaşmak için gereken adımları en doğru şekilde belirlemek. Sorun çözmede benim de uyguladığım yöntem olan 4 ana başlıkta sorun çözmeyi deneyeceğiz.

Sorun Çözmek için gereken 4 admından ilki:

1. Sorunu Tanımlamak

Sorunumuz ne? Tam olarak sorunumuz ne? Sorunumuza neden olan etkenler ne? Sorunumuza neden olan etkenleri bizle buluşturan ne?

Kısaca Genel anlamda sorunumuzu belirleyip, daha sonra sorunları daha küçük kategorilere ayırıp parçalamak ve sorunun merkez düğüm noktalarına inmek. Algoritmamız kulağa mantıklı geliyor. O zaman genel olarak sorunumuzu beraber tanımlayalım ki, sorunu çözmeye doğru ilk adımı atmış olalım.

Sorunumuzun genel tanımı: Ülkemizin para birimi olan Türk Lirası, diğer Dünyadaki para birimlerine karşı değer kaybediyor. Bu da ithal ettiğimiz her türden mal ve hizmetlere karşı yaptığımız ödemenin döviz olduğundan dolayı, kazandığımız para olan Türk Lirası’nı diğer para birimlerine çevirdiğimiz zaman zarar edip daha çok paranın cebimizden çıkmasına neden oluyor.

İki cümlede sorunumuzun genel tanımını verdik. Her ne kadar basit olsa da, bazen sorunumuzun en olduğunu anlayamadığımızdan onu tanımlamak her zaman önemli oluyor.

Şimdi ise sorunumuza neden olan etkenlere geçelim. Hepsini belirlemek zor tabi ama ana nedenleri tanımlasak, önemli bir kısmını çözüm üretmek daha kolay olacak.

Paramız değer kaybediyor çünkü:

  • Coğrafi durum nedeniyle, ortadoğunun kötü popülaritesi, ülkeye tatile gelecek olan turistleri korkutuyor
  • Saldırgan dış politika sebebiyle, yabancı yatırımcılar ülkeye yatırım yapmaya sıcak bakmıyor
  • Ülkedeki siyasi dengesizlik ve ohal durumları ekonomik istikrarı baltalayıp ülkede puslu bir hava yaratıyor
  • Yarın bir gün Türkiye’nin de Suriye ve ya diğer orta doğu ülkeleri gibi olmayacağına kimse garanti veremiyor
  • Dünya medyasında yapılan Türkiye’yi karalama politikası tüm borsalarda ve yatırım merkezlerinde kötü ün yaratıp ülkenin stabil durumda olmadığını ve her an bir savaş ve ya darbeye maruz kalabileceğine dikkat çekiyor
  • İhracat az olduğundan ülkeye giriş yapan yabancı para, gayri safi milli hasıla yanında çok düşük bir pay kapsadığı için elimizdeki rezervler yeterli kalmıyor
  • Merkez bankasının yaptığı hamleler pek bir anlam ifade etmeyip yangına bir kova su atmak gibi bir etki yaratıyor

Ve bunun gibi daha sayabileceğimiz tonlarca sebep var. Ana sorun olarak aklıma gelen ilk aşamada bunlar. Sorunumuza neden olan etkenlerden bir kaçını kesin olarak tanımladık.

Şimdi ise sorunumuza neden olan etkenleri tetikleyen nedenleri bulmaya çalışalım. Bu aşama sorunu tanımlama kısmındaki son aşama. Şimdi bu yukarıdaki saydığım etkenleri tetikleyen şeylerin neler olduğunu doğru tanımlayabilirsek, kafamızda sorunu çözmeye dair fikir filizleri belirmeye başlayacaktır.

Yukarıdaki nedenleri sırayla ele alaım:

-Coğrafi durum nedeniyle, ortadoğunun kötü popülaritesi, ülkeye tatile gelecek olan turistleri korkutuyor

Bu sorunu tetikleyen sebepler:

  • Ortadoğudaki kaotik durum,
  • Türkiye’de gerçekleşen patlamalar,
  • Ortadoğudaki savaşın Türkiye’ye sıçrama riski,
  • Dış basın tarafından Türkiye hakkında çıkan DAEŞ gibi islamcı terör örgütlerine destek haberleri,
  • Türkiye yönetiminin islamcı ve muhafazakar tavrı,
  • Sert dış politika,
  • Avrupa ülkelerinden gelecek olan turistlerin kötüleme kampanyası tarafından etkilenmeleri,
  • Türkiye’deki gazeteci tutuklamaları,
  • Diktatör iddiaları…

En büyük sebeplerden biri de, ülkedeki turizm katilleri olan turizmci ve esnafın turistlere karşı uyguladıkları kazık fiyatlar ve çifte standartlar. Ülkeye gelip te kazıklanmayan turist nerdeyse yok.

Şimdi, belirledeğimiz sebeplerden ikincisine geçelim:

-Saldırgan dış politika sebebiyle, yabancı yatırımcılar ülkeye yatırım yapmaya sıcak bakmıyor

Bu sorunu tetikleyen sebepler:

  • İlişkilerin bozulduğu ülkelerle ticarı anlaşmaların askıya alınması
  • Her ülkeyi kendine düşman ilan etmek
  • İç yönetimde kitleleri bir araya getirmek için dışarıdakileri kendine düşman bellemek
  • Yabancı ülkeleri ötekileştirip dini ve kültürel farklılıkları araya koymak
  • İkili oynamak isteyip, iki tarafla da iyi olamamak

-Ülkedeki siyasi dengesizlik ve ohal durumları ekonomik istikrarı baltalayıp ülkede puslu bir hava yaratıyor

Tetikleyen sebepler:

  • Yaşanılan darbe girişimi sonucunda akla siyahın birbirinden ayırt edilememesi
  • Toplu tutuklamalar ve kurunun yanında yaşın da yanma ihtimali
  • Darbeyi yapan kişiler ve darbe yapılan kişiler arasındaki yakın tarihe dayanan bağlar
  • Şirket ve malvarlıklarına el koymalar
  • Yabancı ortaklara sahip şirketlerin dahi gözünün yaşına bakılmaması
  • Adaletin ve yargının doğru işlediğine dair şüpheler
  • Kamudaki kişilerin darbe ve ya darbecilerle direkt yada dolaylı ilişkilerinin olma ihtimalleri

-Yarın bir gün Türkiye’nin de Suriye ve ya diğer orta doğu ülkeleri gibi olmayacağına kimse garanti veremiyor

Tetikleyen sebepler:

  • Kürt sorunu ve PKK gibi terör örgütlerinin hedefi olmak
  • Sınır ülkelerindeki iç savaşlar ve kaotik ortam
  • Darbeler ve terorist atakları ihtimali
  • Ülkenin kutuplaşması
  • Yaşanan protestolar ve ona karşılık olarak gelen kısıtlama ve tutuklamalar
  • İç azınlıkların isyancı tavırları
  • Yabancı medyanın hedef göstermesi
  • Yakın zamanda ülkede gerçekleşen patlamalar ve katliamlar

Makale sandığımdan da uzun olduğundan diğer tetikleyen sebepleri size bırakmak istiyorum. Kendi kafanızda belirleyip tanımlanız analitik düşünme yetinize yardımcı olacaktır.

Sorun Çözme Teorisindeki ilk adımı kabaca tamamladık. Sorunun genel tanımını yaptık, sonra daha detaylı olarak tam olarak soruna dikkat çektik, soruna neden olan daha küçük ve detaylı sorunları da belirledik. En son olarak da büyük sorunlara sebep olan daha küçük sorunları tetikleyen sebepleri listeledik.

Mantıklı gözüküyor biliyorum 😀 Sayısalcı biri sorunları böyle çözüyor ne yapalım 😀

Şimdi sorun çözmenin ikinci büyük adımı olan, soruna neden olan daha küçük sorunlar arasında bağlantılar bulup sorunların düğüm noktalarını keşfetmek. Dikkat ederseniz zaten küçük sorunların bazılarında onların tetiklenmesine sebep olan şeyler tekrarlanabiliyor. İşte onları derleyip toparlayıp özünü çıkartıp sorunun ana merkezlerini bulmaya çalışacağız.

2. Sorunların kesiştiği düşüm noktalarını bulmak

  1. Darbe, savaş, terör olayları ihtimali
  2. Tutuklamalar, özgürlüklerin kısıtlanması, ohal, yargının taraflı olma ihtimali
  3. Ekonomik yaptırımlar, ekonomik anlaşmaların bozulması, sert dış politika
  4. Protestolar, kutuplaşmalar, iç azınlıkların isyancı tavırları, ötekileştirmeler
  5. Dış medya karalamaları, kötü ün, diktatör yakıştırmaları, islamcı tavır ve diskriminasyon

Tüm o detayları sadece 5 kategori altında listelediğimizde daha kısa ve öz bilgiye ulaşabiliyoruz. Hadi işi biraz daha ileriye atıp şu 5 kategorideki yazıları tek birer eyleme-ihtimale sığdırmaya çalışalım. Zor olacak ama deneyelim.

  1. Yok olma ihtimali
  2. Adaletsizliğe kurban gitme ihtimali
  3. Ticari bürokrasi zorluğu
  4. Bölünme ihtimali
  5. Gerici ülke yakıştırmaları

Ölçtük, biçtik, sıktık, sıkıştırdık, en sonunda şu 5 ihtimali ortaya çıkardır. Şimdi size şu soruyu sorayım:

Yabancı bir şirketsiniz ve Türkiye pazarına girmek istiyorsunuz. 80 Milyon nüfusa sahip büyük bir pazar ve ürettiğiniz ürünleri Türk lirası ile satıp kazandığınız parayı ülkenizde kendi ülke parabiriminde biriktireceksiniz. Pazar araştırması yapıyorsunuz ve size yukarıdaki tek kelimelik şu 5 tane ihtimali sonuç olarak önünüze getiriyorlar. Milyon euro/dolarlarınızı harcayıp bu ülke pazarına girmeyi riske eder misiniz?

  1. Yarın bir gün ülkede savaş çıkabilir ve mal varlığınız yağmalanabilir
  2. Adaletsiz bir ülkede malınıza el koyulabilir
  3. Tiracet yapmaya kalkıyorsunuz ama ülkeler arası bürokrasiye takılıp gümrük sorunlarıyla başbaşa kalıyorsunuz
  4. Ülke bölünüp içindeki ayrı kantonlardaki ayrı kurallara uyup iç savaştan sağ çıkmak için dua etmeniz gerekebilir
  5. Gerici ve edükatif olmayan bir toplumla işiniz olacak ve zorluklarla karşı karşıya kalacaksınız

Biraz negatif bir yaklaşım oldu görebiliyorum. Kesinlikle böyle bir ülke değiliz ve sonumuz da bu yukardaki seçeneklerden olmayacak eminim. Ama bizim düşündüğümüzün global piyasalarda hiç bir anlamı yok. Bu bahsettiklerim, dışardan nasıl gözüktüğüne dair bir özet sadece.

İşte bu sebeplerden dolayı kimse Türk lirasıyla işi olmasını istemiyor, piyasalarda Türk lirasının değeri düşüyor ve Türkiye yeni yatırımcıların kuşkuyla baktığı bir pazar haline geliyor. Şu an ki durumda bırakın yeni yatırımcı gelmesini. İçerdeki yatırımcılar bile kafasını kaşıyıp daha ne kadar bu işe devam edebileceklerini düşünüyorlar.

Sorunu tanımladık ve en özüne girip düğüm noktalarını da bulduk. Şimdi problem çözme yolcuğumuzdaki sıradaki adıma geçiyoruz.

3. Alternatif çözümler üretmek

Sorunumuzun en olduğunu çok iyi anladık ve şimdi birkaç alternatif çözüm bulmaya geldi. Alternatif diyorum çünkü, amacımız sadece sorunu çözmek değil, sorunu EN DOĞRU, HIZLI, SORUNSUZ ve İYİ çözmek. Birkaç çözüm geliştirdik mi arasından en iyisini seçmemiz gerekecek. Yada hepsini gerçekleştirmemiz gerekiyorsa sırasını ve önem durumunu göz önünde bulundurup ona göre bir sonraki aşamada hayata geçirmek için plan kısmına eklenecek.

Sorun -> Darbe, savaş, terör olayları ihtimali

Çözüm -> İç sınırlarda sıfır sorun politikası. Gerekirse dışarıdan gelecek sorunları önlemek için sorunlu sınırlara duvar örülüp, içeriye odaklanıp içerdeki sorunlara adım adım çözüm getirmek.

Sorun -> Tutuklamalar, özgürlüklerin kısıtlanması, ohal, yargının taraflı olma ihtimali

Çözüm -> En kısa sürede darbe sanıkları hakkında yargı kararları verilip hayata geçirilecek. Ohal kaldırılıp ülkenin normal rutinine dönmesi sağlanacak. Özgürlüklerin kısıtlanmasına dair tutuklanmış farklı görüşlere sahip suçsuz kişilerin hapishaneden çıkarılıp doğru pazarlama ile sürekli yapmış olduğumuz günah keçimiz olan cemaate bu tutuklamaları itelemek(İronik oldu biraz ama :D, ne yapalım itelemek kolay tabi :D). Yargı ve hakim atamaları iyi kontrol edilip ülkedeki Atatürk ilkelerinden olan “Adalet mülkün temelidir” ilkesi köküne kadar uygulanacak.

Sorun -> Ekonomik yaptırımlar, ekonomik anlaşmaların bozulması, sert dış politika

Çözüm -> Sert dış politikadan, ılımlı ve çağdaş anlayışlı politikaya geçmek. Kimse yanlış anlamasın, yabancı güçlere boyun eğelim demiyorum. Ama sağa sola bağırıp çağırmak yerine satrançı iyi oynayıp elimizdeki kozları soğuk kanlı oynamaktan bahsediyorum. Ekonomik ve ticari anlaşmalar sağlanıp yatırımcılara kolaylık sağlanması. Dış yatırımcılara garanti, teşvik ve yardım verilmesi. Büyük ticari ve lojistik anlaşmalar yapıp ülkeler arası ticareti kolaylaştırmak. Yeni çağa uyup Çin’in uyguladığı gibi yerli yatırımcılara ihracat konularında yardımda bulunmak. İhracatçıya destekler sağlanıp dışarıya açılmasını sağlamak. Koskoca 80 milyonluk ülkeden Nusret dışında başka bir markanın daha çıkmasında yardımda bulunmak(Başka daha büyük markalarımız var tabi ama gündemde olan Türkiye’yi en iyi temsil adam Nusret şu an :D).

Sorun -> Protestolar, kutuplaşmalar, iç azınlıkların isyancı tavırları, ötekileştirmeler

Çözüm -> Halkı birbirine düşürecek yaklaşımlardan kaçınmak. Ülkenin temel ve kurucu ilkelerine sadık kalıp, kimseyi incitmeden ve ötekileştirmeden bu ülkenin bir ferdi olduğu için birlikte yaşamanın güzelliklerinden bahsedilmeli. Bu kısım en zor olan kısım. Bir topluluğun davranış ve düşünce biçimini değiştirmek her zaman en zor olan taraf olmuştur. Bunu başarabilirsek zaten tüm sorunların kökü olan bu sorunu ortadan kaldırmış oluruz. Bunu başaramıyorsak bile en azından ayırımcı söylenimlerden ülkenin önde gelen kişilerinin kaçınması gerekmektedir.

Sorun -> Dış medya karalamaları, kötü ün, diktatör yakıştırmaları, islamcı tavır ve diskriminasyon

Çözüm -> Bu kısım kendimizi pazarlama yeteneklerimize bağlı. Dış medyanın üstümüzde bıraktığı kötü önizlenimi aleyimize çevirmemiz zor ama imkansız değil. En önemli kısmı biliyoruz tabi; Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Onlar her ne kadar bizi kötüleyici haberlerde bulunsalar da, biz satrançı akıllı oynarsak bu bizim ekmeğimize yağ sürecektir. Kuzey Kore’ye yaptıkları gibi, gündemden düşmeyen bu ülke ve lideri sanki dünyanın kötü karakteri gibi bir algı yaydırılmaya çalışılıyor. Halbuki Kim Jong en son en yaptı? Kalkıp onlarca yıldır düşman oldukları kardeş ülkeleri Güney Kore’ye gidip barış anlaşması yapıp el sıkıştı. Medya’yı arkasına alıp popülaritesini kullandı. Çok iyi örnek alınabilecek meselelerden biriydi bu. Bir aralar Türk Hava Yolları yaptığı güzel reklamlarla Türkiye’ye çok pozitif bir pazarlama etkisi yaratmıştı. Aynı şekilde şu an bazı Türk dizileri yurt dışında yayınlanıp baya bir etki yaptıkları oluyor. Bu konuda İspanyollar örnek alınacak en iyi ülkelerden biri. Adamların kendileri hakkında pazarlamadıkları şey nerdeyse yok. Danslarından, müziklerinden, dizilerinden, tatil beldelerinden tutun, dilleri ve yaşam stillerini özenerek öğrenmek isteyen çok insan tanıyorum farklı kültürlerden olan. Peki bu İspanyolların en faydasına mı dokunuyor? Adamlar turist akınına maruz kalıyor tabiki. Ülkeye turizmden giren paranın hattı hesabı yok. Turizm bir ülkenin bacasız fabrikasıdır. En güzel ve en hızlı döviz giriş yoludur. En çok dikkat edilmesi gereken noktadır.

Sonuç olarak:

  1. Sorunu tanımladık, anladık, nedenlerini bulduk, tetikleyicileri tahmin ettik
  2. Düğüm noktlarını en kısa cümlelerle sınıflandırdık
  3. Alternatif çözümler ürettik

Problem çözmede son ve dördüncü adım olan ürettiğimiz alternatif çözümleri uygulama kısmında ise benim yapabileceğim nerdeyse hiç bir şey yok 🙂 Bu kısım devlet büyüklerine ve yeterli otoriteye sahip kesimlere kalıyor.

Bu beraber yaptığımız beyin fırtınasından ortaya çıkardığımız bu tespitler ve uygulanması gereken yaptırımlar ülkedeki işlerin biraz da olsa rayına girmesine kesinlikle büyük faydası olacaktır. Aynı zamanda ekonomik sorun olan ve makalemizin başlığı olan Türk Lirasının değer kaybetmesinin de önüne geçecektir. Peki bu yaptırımlar Türk Lirasının eski değerini kazanması için yeterli olacak mıdır? Tabiki hayır. Bu sadece daha da değer kaybetmesinin önüne geçecektir.

Türkiye’nin ve Türk Lira’sının değerini yükseltmek için bazı fedakar reformlara ihtiyaç var. O fedakar reformları ise bir sonraki makalede listeliyeceğim.

Bu uzun serüvenli makalenin sonuna gelebilen kaçınız oldu bilmiyorum ama umarım vaktinizden çaldığım dakikalara değmiştir 🙂 Benim için yazması büyük zevkti, okuyanlar için de aynı memnuniyetleri paylaşıyoruzdur diye umuyorum.

Bayram Ali Başgül, Karafil.com

 

 

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Open List
Ranked List
Ranked List
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF