Anatoly Moskvin | Mezar Talancısı Bir Dahi


Anatoly Moskvin 13 dil konuşabilen, dünyayı gezmiş olan ve üniversite düzeyinde ders veren zeki birisiydi. Rusya’nın beşinci büyük şehri olan Nizhny Novgorod‘da gazetecilik yapıyordu. Moskvin ayrıca mezarlıklar konusunda kendi kendini uzman ilan eden birisiydi, kendisine “nekropolist” takma ismini vermişti. Ayrıca üniversitede Kelt Kültürü hakkında ders verebilecek seviyede bilgi sahibiydi.

 

Anatoly Moskvin

İleri zekasının suça karışması ve bunun sonuçları çok çarpıcı oldu. 2011 yılında yaşları 3 ile 25 arasında değişen 29 kız cesedinin dairesinde mumyalanmış olarak bulunmasından sonra tutuklandı.

 

Anatoly Moskvin | Oyuncak Bebekler

2009 yılında yerel halk sevdiklerinin mezarlarını açılmış olarak bulmaya başladı. Bu durum karşısında dönemin Rusya İçişleri Bakanlığı sözcüsü Orgeneral Valery Gribakin, CNN’e, “Önde gelen teorimiz, bunun bazı aşırı örgütler tarafından yapıldığıdır. Suçluları yakalamak için aşırı suçlarda uzmanlaşmış en deneyimli dedektiflerimizden oluşan gruplar kurmaya karar verdik. ” dedi.

Ancak yaklaşık iki yıl süren araştırmada bir sonuç elde edilemedi. Mezarlar halen birisi tarafından açılıyordu ve nedenini kimse bilmiyordu.

Ardından, 2011’de Moskova’daki Domodedovo havaalanında düzenlenen terörist saldırının ardından soruşturmaya ara verildi. Kısa süre sonra yetkililer Nizhny Novgorod’da Müslüman mezarların tahrip edildiğini bildirdi. Bunun sonucunda müfettişler bölgedeki bir Müslüman mezarlığına gitti.

Moskvin’in sonunda yakalandığı yer burasıydı. Olay yerinden kanıt topladıktan sonra, 8 polis memuru Moskvin’in evine gitti. Evde buldukları şey tüm dünya tarihinde bir ilkti.

45 yaşındaki adam ailesi ile birlikte ufak bir dairede yaşıyordu ve bekardı. Yetkililer evde insan boyunda doldurulmuş bebekler buldu. Bebeklerin görünüşü el yapımı olduklarını gösteriyordu. Hepsine güzel ve değişik kıyafetler giydirilmişti. Bazılarının yüzünde makyaj dahi vardı. Bebeklerin elleri kumaş ile kapatılmıştı, bu detay polisin dikkatini çekmişti. Bebekler incelendiğinde ortaya çıkan manzara korkunçtu. Bunlar bezden ve pamuktan yapılma oyuncaklar değildiler, bebeklerin içerisinde kız çocuklarına ait cesetler vardı.

Polis bebeklerden birini hareket ettirdiğinde, müzik çalmaya başladı. Moskvin neredeyse tüm cesetlerin göğüs kısmına müzik kutuları yerleştirmişti.

Ayrıca evde mezar taşları, bebek yapım kılavuzları ve yerel mezarlık haritaları bulundu. Polis, mumyalanmış cesetlerin giydiği kıyafetlerin gömüldüğü kıyafetler olduğunu bile keşfetti. Bazı mumyaların içinde kişisel eşyalar ve giysiler de vardı.

Anatoly Moskvin | Ölülerin Hesabı
Anatoly Moskvin çürümüş cesetleri mumyaladığını itiraf etti. Amacının bebekler ile çizgi film izlemek olduğunu söyledi. Bu nedenle bazı bebeklerin gözlerin parlak taşlar ve düğmeler dikmişti.

Yalnız olduğu için kızların cesetlerini mumyaladığını ve en büyük hayalinin bir çocuk sahibi olmak olduğunu söyledi.

Moskvin, bilimin ölüleri hayata döndürmenin bir yolunu bulmasını beklediği için cesetleri mumyaladığını anlattı. Bu arada, cesetleri korumak için basit bir tuz ve kabartma tozu çözeltisi kullandı. Bebeklerinin doğum günlerini kendi çocuklarıymış gibi kutladı. Aynı evde yaşayan Moskvin’in ebeveynleri bebekler hakkında hiçbir şey bilmediklerini iddia etti.

Profesörün 76 yaşındaki annesi Elvira, “Bu bebekleri gördük ama içinde cesetler olduğundan şüphelenmedik. Böyle büyük bebekler yapmanın onun hobisi olduğunu düşündük ve yanlış bir şey görmedik. ” dedi. Anatoly Moskvin’in dairesinde bulunan ayakkabılar, tahrip edilen mezarların yakınında bulunan ayak izleriyle eşleşti ve Polis artık suçu kimin işlediğini biliyordu.

Yetkililer Moskvins’in apartman dairesinde 29 gerçek boyutlu bebek keşfetti. Yaşları üç ile 25 arasında değişiyordu. Bir ceset neredeyse dokuz yıl boyunca apartman dairesinde tutulmuştu.

Yakalandıktan sonra rus medyası onu “Mumyaların Efendisi” ve “Parfümeri” olarak adlandırdı. Komşuları şok oldu. Ünlü tarihçinin sessiz olduğunu ve Moskvin’in ailesinin iyi insanlar olduğunu söylediler. Elbette, apartmanda bir koku fark ettiler fakat bunun bodrumda çürüyen bir şey olduğunu düşündüler.

Mahkemede Moskvin, 44 ceset çıkardığını itiraf etti. Kurbanların ebeveynlerine “Sen kızını terk ettin, ben ise eve getirdim ve onları ısıttım” dedi.

Anatoly Moskvin’e şizofreni teşhisi kondu ve akıl hastanesine yatırıldı. Eylül 2018’den itibaren psikiyatrik tedaviye evinde devam etme kararı verildi.

Moskvin’in ilk kurbanının annesi olan Natalia Chardymova, Moskova’nın hayatının geri kalanında kilitli kalması gerektiğine inanıyor. Çünkü Anatoly Moskvin yetkililere kızları çok derine gömme zahmetine girmemeleri gerektiğini, tamamen serbest kaldığında onları tekrar çıkaracağını belirtti.

 

Anatoly Moskvin’in Garip Takıntısı Nasıl Başladı?

Anatoly Moskvin, 26 Ekim 2011 tarihli yayınladığı son makalesinde 13 yaşındayken yaşadığı bir garip bir olaydan bahsetti. Moskvin, 11 yaşındaki Natasha Petrova’nın cenaze törenine giden siyah elbiseli bir grup erkeğin onu okuldan gelirken durdurduğunu yazdı. Daha sonra onu durduranlar ile birlikte tabutun başına geldiğini ve tabutta yatan kızı öpmesini istediklerini anlattı.

Moskvin, “Onu bir kez, sonra tekrar, sonra tekrar tekrar öptüm.”dedi. Yazdıklarına göre kızın kederli annesi, Anatoly’in parmağına bir alyans ve ölü kızının parmağına bir alyans taktı.

Moskvin yaşadıklarının büyü konusunda bir inanca yol açtığını ve nihayetinde ölülere hayranlık duyduğunu söyledi.

Anatoly Moskvin’in ceset öpücüğü olayına ilgisi hiç bitmedi. Küçük bir çocuk olarak mezarlıkları dolaşmaya başladı. Bu sayede Moskvin mitolojinin yaşam ile ölüm arasındaki çizgileri bulanıklaştırdığı bir kültür olan Kelt çalışmalarında ileri bilgi sahibi oldu. Tarihçi de 13 dilde ustalaştı ve yazıları birçok dergide yayınlanan bir araştırmacı oldu.

Bu arada Moskvin, mezarlıktan mezarlığa dolaştı. Bölgedeki ölüler hakkındaki geniş bilgisini “Şehirde kimsenin onları benden daha iyi tanıdığını sanmıyorum” diyerek gösterdi. 2005’ten 2007’ye kadar Moskvin, Nizhny Novgorod’da 752 mezarlığı ziyaret ettiğini iddia etti.

Ziyaret ettiği her mezarlık hakkında ayrıntılı notlar aldı ve oraya gömülenlerin tarihlerini inceledi. Mezarları dolaşırken günde 35 km yürüdüğünü, bazen saman balyalarında uyuduğunu ve su birikintilerinden yağmur suyu içtiğini iddia etti. Moskvin, “Mezarlıkta Büyük Yürüyüşler” ve “Ölüler Ne Dedi” başlıklı seyahat ve keşiflerinin bir dizi belgeselini yayınladı.


Beğendiysen alttan 2 saniyede paylaşabilirsin:

0
91 Paylaşım

Makeleye tepkini ver:

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
1
omg
win win
0
win

DON'T MISS